|
Ankara'dayım, daimi bir ıstıraba mahsur kaldığım mekanda. Yeniden başlayabilmek kolay değil, eskiden uzak durmak endişesi eskiyi yakınlaştırabilir. Endişelerden kaçmak, endişelerin üzerilerine gidip çözümlemekten çok daha doğru bir çözüm bu şartlarda.
Yeni dersler alıyorum. Daha yeni dersleri almama olanak tanıyacak yeni dersler. Yeni olmalarından çok daha ilerisi için taşıdıkları olanaklar bana umut veriyor. Evet, bunun adı umut. İlaçlar işe yarıyor, sanaldaki karmaşıklığım önce bir dengeye ulaştı, sanaldaki dengem huzura götürdü ve sanırım şimdi huzurum beni sanallıktan koparıyor. İyi bir nasihat olabilir ileride küçüklere vermem için; "Ciddi ve soyut bir sorunun varsa mutlaka psikiyatriste git." 16 Eylül 2001, 22:04 |
|
Sadece vakit geçirmeye endeksliyorlar beni. Yalnızlığıma dokunuyorlar, özel olduğum dünyamı eritiyorlar. Sesler duymak istemiyorum, geyik yapan ve çok bilmişçe gülüşen sesler duymak istemiyorum, samimiyeti şekilde, yabancılık kokan tonlarda sesler duymak istemiyorum. Kurduğum dünyayı rahatsız ediyor bu sesler bir şekilde.
İyi bir hayatım vardı 250 km geride, şimdi daha iyi anlıyorum. Kendime ait, kendi kontrol ettiğim bir hayatı kurmaya başlamıştım 3 saatlik bir otobüs yolculuğu uzaklığında. Düşüncelerim dağılabilir, varlığımla vardığım uyum bozulabilir. Bu sesler, bu insanlar bu yüzden rahatsız edici. Kendimi kendime bırakmıyorlar. Şimdiden zor ve basit, belki de sahte yazmaya başladım. Bir çare bulmalıyım... (22:58) |
| Bekleyiş |